TR Upload Hızları – Temmuz 2014: Şerefli 100.lük

Bu blogda upload hızlarının interneti üretken kullanmak ve katılımcı olmak konusundaki önemini sıkça vurguluyorum. Haliyle Türkiye’deki upload hızları da yakın takibim altında. Upload hızlarının düşüklüğü ve görece yüksek upload hızı sunan tarifelerin pahalılığından şikayetçi olmamam mümkün değil. Durumun sebebinin de İnternet Servis Sağlayıcıları alanındaki özelleştirilme sonrası tekelcilik ve rekabetsizlik olduğunu vurgulamıştım.

Bundan tam 1 sene önce, Servis Sağlayıcılarının TürksatKablo hariç berbat olan sitelerini gezip, eksik bilgileri telefonla tamamlayıp, kolay referans için tarifeleri özetleyen bir tablo oluşturmuştum. Oldukça ilgi gördüğü için şimdi bu tabloyu 2014 Temmuz için güncelliyorum. Upload hızları açısından ilginç olan tarifeler şöyle:

upload2014

Saçınızı başınızı yolmadan tarife bilgilerine ulaşabileceğiniz linkler şunlar:

Superonline TarifeleriTürksatKablo TarifeleriTTNET Tarifeleri

Geçen seneye göre çeşitli değişiklikler olmakla birlikte esas olarak herşey yerinde sayıyor.

Önce kötü haberler:

– Metronet artık yok. Tabloda ilk göze çarpan şu ki, geçmişte ucuz fiyata çok yüksek simetrik upload hızları sunan ancak çok az yerde bulunan ve hizmet istikrarı şüpheli olan Metronet firması artık yok. Superonline Metronet’i satın almış, geçmiş olsun. Böylece piyasadaki TTNET – Superonline düopolü pekişmiş oluyor (TürksatKablo bağımsız bir rakip değil TTNET’in üvey evladı). Bu olumsuz bir gelişme.

– TTNET’te bu sene işler azıcık daha kötü. Kalkan bir başka paket de TTNET’in 8Limitsiz adlı 1mbit upload veren tarifesi. Artık Türkiye’deki internet kullanıcılarının büyük çoğunluğunu oluşturan TTNET ADSL aboneleri 0.8 mbit upload sunan seçenekler ile idare edecek. TTNET upload’da yuvarlak hesap 1 mbit vermek yerine çeyrek mbit cimrilik neden yapıyor anlamak kolay değil. TTNET Fibernet Limitsiz 35 ve Hipernet Limitsiz 35 paketlerinin fiyatları da herhangi bir iyileştirme olmaksızın 80 TL’den 85 TL’ye çıkmış (abuk subuk küsüratları fiyatları yuvarlayarak veriyorum).

Şimdi de iyi haberler:

– Superonline Fiber 25’in AKN’si 50 GB’den 75 GB’e çıkmış. Böylece hem download hem upload’unuz ile hesaplanan AKN’yi geçip hızlarınız aşağı çakılmadan önce 2 yerine 3 gün filan kullanabilirsiniz.

– TürksatKablo EkoSınırsız 50’nin AKN’si 100 GB’den 250 GB’ye çıkmış. Bu ciddi bir AKN arttırımı. İdeal olmasa da birçok kullanıcı için “yeterli” olabilecek bir rakam. TürksatKablo’nun upload’ları AKN’ye saymadığını ve AKN limit aşımı sonrası upload hızlarına dokunmadığını, sadece download hızını kıstığını da hatırlatayım. Ancak bu paketin fiyatı 10 TL artmış.

– TTNET “Fullimitsiz” adında yeni bir paket getirmiş. Evet “Full Limitsiz” değil, “Fullimitsiz”. Böylece bir L harfinden tasarruf sağlanmış ve İngilizce ile Türkçe’nin hoş bir harmanı oluşturulmuş. “Limitsiz” sıfatını “Full Limitsiz”e upgrade etme ihtiyacı doğuran Kota / AKN karmaşası da ayrı bir dram tabii. Benzer güzellikleri turizm sektöründen de tanıyoruz (Herşey Dahil vs. ULTRA Herşey Dahil). Bu fena isimli paket ile ayda 275 TL’yi gözden çıkararak 2 mbit upload’lu AKN’siz internet kullanabilirsiniz. Bu son derece pahalı seçenek haliyle ev kullanıcısına değil, para kazanan ticari kullanıcıya hitap ediyor. Fantastiklik açısından yine de Superonline’in 1000 mbit’lik paketi ile yarışamaz.

Özetle tüm bu değişikliklerin içinde, geçen sene alabildiğimizden daha yüksek bir UL hızı alma şansımız yok. Tersine bazı kaybolan paketler söz konusu. Fiyatlarda düşme filan hak getire, AKN limitleri ise yer yer yükselmiş.

Net Index‘in dünya sıralamalarında Türkiye’nin diğer ülkeler arasındaki yerine de baktım. Speedtest.net’te test yapanlar içinde ortalama upload hızımız 2.44 mbit’ten 3.51 mbit’e yükselmiş. Ancak bu durum sıralamada 99. sıradan 100. sıraya düşmemize engel olmamış. Allah sabır versin..

ulrank2014

Reklamlar

Mumble: Ventrilo ve Teamspeak’e Özgür bir Alternatif

mumbleMumble, grup halinde sesli chat yapmayı sağlayan açık kaynak kodlu bir özgür yazılım. Kullanıcılar IRC benzeri bir yapı içinde seçtikleri bir sunucuya bağlandıktan sonra kanallar içerisinde toplanıp konuşabiliyor. Server-Client modeline dayalı olması ile bu sistem daha önce tanıttığım bir Skype alternatifi olan Jitsi gibi Peer2Peer VOIP araçlarından ayrılıyor.

Rakipleri Ventrilo ve Teamspeak gibi Mumble’ı da genellikle oyuncular tercih etse de, Mumble camiasında bazı farklı ilginç topluluklara da rastlanabiliyor. Örneğin, Türkiye çıkışlı uluslararası bir aktivist hareket oluşturmaya çalışan Social Network Unionism sitesinde Mumble üzerinden bu günlerde şehir parklarında yaşananlara benzer online forumlar düzenlendiğine rastladım.

Mumble’ı piyasadaki iki rakibiyle kıyaslamam gerekirse, Mumble’ın Teamspeak ile beraber Ventrilo’yu açıkça geride bıraktığını söyleyebilirim.

Üç programın da platform desteği yaygın olmakla birlikte Ventrilo’nun resmi bir Linux client’ı yok, ve Mac server yazılımı güncel değil (PowerPC için yazılmış ve Rosetta aracılığıyla çalışıyor). Bu eksiği kısmen kapatan bir üçüncü parti özgür yazılım Linux client’ı var: Mangler. Mumble ve Teamspeak’in ise Windows, OSX ve Linux’ta hem client hem server için resmi yazılımları mevcut. Mobilde yine üçünün de iOS ve Android client’ları ya resmi olarak var ya da üçüncü parti yazılımlar eksiği kapamış.

mumble-connectVentrilo, düzgün çalışan ve olgun bir program olmasına karşın 2007’den beri kayda değer bir güncelleme olmaması nedeniyle ihtiyarlamış durumda ve terk edilmişe benziyor. Bu tip bir program için en önemli bileşenlerden biri kalite ve performans üzerinde büyük etkisi nedeniyle desteklenen ses codec’idir. Ventrilo güncellenmediğinden üstün kaliteli yeni nesil ses codec’i Opus’a desteği yok. Mumble, Haziran ayında çıkardığı 1.2.4 versiyonu ile Opus desteğini ilk sunan oldu. Teamspeak, Ventrilo’ya benzer şekilde çok uzun süre atıl kaldıktan sonra birkaç gün önce versiyon 3 ile kendini yeniledi ve Opus desteği içeriyor. Opus, daha yüksek ses kalitesi ve konuşurken daha az gecikme demek.

Sesli chat programlarında bir başka önemli bileşen de kullanılan iletişim protokolüdür. Bu alanda Mumble’ın açık kaynak kodu ve dokümantasyon ile sunulan özgür bir protokolü varken, Ventrilo ve Teamspeak’in protokolleri gizli ve kapalı. Kullanılan protokolün özellikle konuşma sırasındaki gecikme sürelerine büyük etkisi var. Bu alanda da Mumble’ın çok düşük gecikme süresi ile performans olarak öne çıktığını, Ventrilo’nun ise yüksek gecikme süresi ile geri kaldığını söyleyebiliriz. Teamspeak, yeni versiyonuyla bu alanda ikisinin arasında, Mumble’a yakın bir yerde duruyor gibi. Youtube’da durumu karşılaştırmalı olarak ortaya koyan güzel bir çalışma var.mumble-main

mumble-infoSesli chat programlarında bir başka önemli özellik de güvenlik için veri şifreleme tekniklerinin desteklenmesi. Ventrilo, bu alanda da nal toplarken, Mumble şifrelemeyi zorunlu tutarak öne çıkıyor. Teamspeak 3’te ise şifreleme tercihe bağlı. Burada hatırlatmak gerekir ki, açık kaynak kodlu olmayan hiçbir yazılımın güvenliğinden, hele şifrelemeyi doğru ve arka kapısız bir şekilde yapıp yapmadığından objektif bir şekilde emin olunamaz. Bu da Mumble’ın artılarından biri daha. Şifreleme client ile server arasındaki iletişimi kapsadığından, yani sunucu ucunda veriler okunabilir hale geldiğinden tam güvenlik için kendi server’ınızı kurup kullanmayı tercih edebilirsiniz. Mumble, kurulumda seçenek olarak kurmayı önerdiği Murmur adlı sunucu yazılımı ile bu imkanı veriyor.

Sunucular konusunda Mumble’ın önemli bir avantajı da özgür yazılım olduğu için herhangi bir lisans ücreti talep edilmemesi. Ventrilo veya Teamspeak server yazılımını kendi sunucunuza kursanız bile, ücretsiz versiyonunda sunucuya bağlanabilen maksimum kullanıcı sayısı kısıtlanıyor. Bu rakam Ventrilo’da 8, Teamspeak 3’te ise 32. Bu rakamı aşmak isterseniz lisans ücreti ödeyip kısıtlamasız bir versiyon edinmeniz gerekli.

Peki, eğer kendiniz Murmur yani bir Mumble server’ı kurmaya karar verirseniz, ne kadar upload hızına ihtiyacınız olacak? Bu ihtiyaç kullanıcı sayısına ve tercih edilen codec kalitesine bağlı olarak değiştiği gibi aynı anda konuşan insan sayısına bağlı olarak anlık da değişecektir. Mumble’ın Sıkça Sorulan Sorular kısmındaki bir hesaplamayla şöyle denmiş: Ortalama kalite ayarlarını kullanan, 20 kişinin bağlı olduğu bir sunucuda ortalama 2 kişi aynı anda konuşuyorsa sunucuda 1-3 mbit arası upload hızı gerekecektir. Bu kaba hesap, satın aldığımız internet bağlantı paketlerinde upload hızlarının önemini bir kez daha gösteriyor.

Eğer Mumble’a geçerseniz kullanabileceğiniz gelişkin özellikler arasında otomatik ses seviyesi ayarlama, oyun içinde konuşmakta olan kişilerin ismini görebileceğiniz overlay sistemi ve destekleyen oyunlarda konuşan kişinin oyun içi pozisyonuna göre sesin yönünün ayarlanması da var.

TR Upload Hızları – Temmuz 2013: 80. sıradan 99. sıraya

2013’ün Şubat ayında, “Türkiye’de İnternetin Durumu #2 – Upload Hızlarının Önemi” başlıklı yazımda upload hızlarının önemini vurgulamış ve Türkiye’deki düşüklüğünden şikayet etmiştim. Düzgün bir upload hızı olmadan, internette üretici-kullanıcı olmaktan ziyade içerik tüketicisi olarak kalıyoruz. Türkiye’deki alternatif internet servis sağlayıcılarının hizmet alanlarının darlığı düşünüldüğünde, TTNET’ten başka seçeneği olmayan büyük çoğunluk için durum bu.

Yine de, yaklaşık 6 ay sonra, upload hızları konusunda bir değişiklik var mı diye tekrar internet servis sağlayıcıların sitelerini dolaştım ve eksik bilgileri telefonla tamamladım. Sadece en ucuza en yüksek upload hızlarını almaya yönelik paketleri seçip listelediğimde şöyle bir tablo ortaya çıktı:

netpaketleri

Metronet firması, “Metronet Ethernet” adı altında sattığı fiber internet paketiyle, hizmet verdiği çok küçük alan içinde upload hızları açısından hala en iyi seçenek. Elektrik kabloları üzerinden internet sağlayan BPL hizmeti de, hizmet devamlılığı açısından çok şikayet edilen bir seçenek olsa da upload açısından çok iyi. Bu firmanın simetrik internet paketleri, aynı zamanda makul fiyatlara satılmaya devam ediyor.

Superonline’a baktığımızda, küçük bir gelişme var. Reklamdan başka bir amacı olmayan “1000 TL’ye 1000 mbit” paketini bir kenara bırakırsak, Fiber 25 paketi ile 5 mbit upload sunuyor ve yeni olan şu ki bunu açıkça belirtiyor. Bir süre önce, pratikte kullanıcılar bu 5 mbit upload’u kullandığı halde, sitesinde sadece 1 mbit upload’dan bahsediliyordu, yani bir garantisi yoktu. Bu düzeltilmiş ve olumlu sayılmalı. Ancak Superonline’ın bu paketlerinde Adil Kullanım Noktası uygulamasında olumsuzluklar var. (Bu arada evet, eskiden “Adil Kullanım Kotası” olan şeyin her yerde ismi değişmiş, herhalde belli bir limiti aşınca ek para ödettiren “Kotalı” internet ile karıştığı için olmalı). Superonline’da hem download hem de upload’larınız AKN kotanızdan yiyor. Yani download’a dikkat ederim, en azından upload’ı gönlümce kullanırım diyemiyorsunuz. Üstüne üstlük, AKN kotanızı aştığınızda hem download hızınız, hem de upload hızınız kısılıyor. TürksatKablo ve TTNET’te bu olumsuzluklar yok, bu Superonline’a özgü bir çirkinlik. Superonline’ın web sitesinin de korkunç olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim, basitçe tüm tarifelere bakılabilen bir sayfa yerine saçma sapan kampanya sayfaları, anlamsız ve yanıltıcı animated gif’ler ve link’lenemeyen tab’ler ile dolu bir cilalı çöplük var ortada.

TürksatKablo, ülkemiz için yüksek sayılabilecek bir upload hızı veren yeni ve çekici bir paket sunmuş. “Ekosınırsız 50” adlı bu AKN kotalı pakette 4 mbit upload veriliyor ki fiyat açısından da rakibi diyebileceğim Superonline’ın 5 mbit upload veren paketine yakın. Türksat’ın 2 mbit upload veren sınırsız paketi ise değişmemiş ve hala aşırı pahalı.

Türkiye’nin tek gerçek yaygınlığa sahip servis sağlayıcısı olan ve tekel konumundaki TTNET cephesinde de yeni birşey yok. Aynı uyuz upload hızları devam ediyor.

Merak edip bir de Speedtest.net‘in Net Index‘inde Türkiye’nin yerine bakayım dedim ve üzücü bir resim ile karşılaştım:

tr99

Upload hızımız 6 ay öncesine göre 2.31 mbit’ten sadece 2.44’e yükselmiş ve 80. sıradan 99. sıraya gerilemişiz !

Türkiye’de İnternetin Durumu #2 – Upload Hızlarının Önemi

İnterneti internet yapan en önemli demokratik özellik, ağ içindeki davranışları açısından birbirine denk birimlerin (“peer“lerin) birbirine bağlanması ile oluşması. İnternete erişebilen her birimin birbiri ile bağlantı kurabilmesi ve eşit haklara sahip “netdaş“lar olarak veri alışverişinde bulunabilmesi. Bu temel yapıyı bozabilen faktörler sadece sansür ve filtreleme şeklindeki erişimi kısıtlamaya yönelik baskılar gibi “negatif özgürlük” sorunları değildir. Aynı zamanda kullanıcıların “içerik sağlayıcı” ve “içerik tüketici” olarak bölünmesine katkıda bulunan asimetrik internet erişim hızları, yani upload hızlarının download hızlarına kıyasla aşırı düşük olması da internetin demokratik yapısını bozucu bir etkendir. Upload hızlarının suni şekilde aşırı düşük tutulması, internette teknik olarak mümkün ve değerli bir çok uygulama söz konusu olduğunda “yapmakta özgürsün ama yapacak imkanın yok” durumunu yaratıyor ve bu haliyle bir “pozitif özgürlük” sorunu teşkil ediyor.

Son yıllarda bilgisayar dünyasında yaşanan HD video odaklı çılgınlık içinde internet bağlantıları neredeyse sadece bir video indirme aracı olarak görülmeye ve pazarlanmaya başlandı. (Bu çılgınlığın donanımlarımıza olan talihsiz etkisi de 16:9 “alçak ekran” standardının televizyonlardan bilgisayar ekranlarına taşınması oldu). Bir çok kullanıcı Youtube’da 1080P izlemeyi veya torrent’te birkaç MB/s görmeyi internet erişiminde en önemli kritermiş gibi düşünüyor. Servis sağlayıcılar bizzat kendi sitelerinde bağlantı paketlerini tanıtırken “X dakikada film indirir” gibi reklamlar yapıyor (acaba nereden ve hangi yasallıkta indirilecek bu filmler o da çok eğlenceli bir detay). “Yüksek sayıların büyüsü” etkisi ile yıllarca düşük internet hızları ile terbiye edilmiş kullanıcı 20’ler, 32’ler, 100’ler görünce rahata ereceğini sanıyor. Sanıyor ama yanılıyor.

Bir internet bağlantısının kalitesi; bağlantı sürekliliği (kesinti olmaması), ping hızı (gecikme süresi düşüklüğü), download hızı, ve upload hızı ile bir bütündür. Bunlardan ping hızını bağlantı çeşidiniz ve hizmet kalitesi belirlerken, DL ve UL hızınızı seçtiğiniz paket belirler (ve vaad edilen hızların gerçekten temin edilmesi elbette).

İnternet hızlarında önemli olan, hangi hızların hangi uygulamaları mümkün kıldığıdır. Bu da bazı kritik eşiklerin geçilmesi ile olur. Mesela düşük ping; kaliteli voice chat, uzaktan erişim uygulamalarda rahatlık ve zevkle oyun oynama imkanı tanır ve hiçbir mbit ile ölçülemez (ms ile ölçülür). Ping 100’ün altına indiğinde voice chat’iniz telsiz konuşmasına benzemekten telefon konuşmasına benzemeye başlar, 50’nin altına indiğinde rekabetçi bir oyun deneyimi için internet kafeye gitmenize gerek kalmaz. Download hızlarında da bu şekilde “eşikli” bir ilerleme söz konusudur. Örneğin e-posta ve text chat dial-up’tan beri esasen sorunsuzdur yani yüksek hıza ihtiyaç duymaz. 1 mbit civarında web’de gezinti, olabileceği en hızlı hale gelir, bundan sonrası etki etmez (düşük ping ve gecikmeye neden olan reklam sunucularını bloklamak gibi şeyler daha önemli hale gelir). 4 mbit civarında HD çözünürlükte video kesintisiz stream edilebilir hale gelir. Ve aslında şu anda bundan öte geçilmesi gereken ciddi bir download hızı eşiği yok. Daha yüksek hızlar, yeni şeyler yapabilmeyi değil, aynı şeyleri daha hızlı yapabilmeyi veya birkaç kullanıcının aynı şeyi aynı anda yapabilmesini sağlıyor. Mesela torrentiniz 2 saat yerine yarım saatte biter veya evde aynı anda 2-3 kişi HD video stream eder. Bu tip gelişmeler açıkçası yeni uygulamalara izin veren gelişmelere kıyasla sıkıcıdır.

Download hızlarında belli bir doyuma yaklaştığımız düşünülürse, gözlerimizi artık ciddi şekilde upload hızına çevirmeliyiz. Upload hızımız, karşıya veri gönderdiğimiz her durumda etkili olacaktır. Bu alanda artık ilk akla gelen torrent ratio’ları tutturmak olmamalı. Bilgisayarlarımızla, hatta telefonlarımızla gelen kameraların kalitesi git gide yükseldiği halde, video chat yaparken gördüğümüz video kalitesinin neden hala youtube’un ilk yıllarına benzediğini düşündünüz mü? Sebebi düşük upload hızımız nedeniyle kameradan gelen videonun aşırı sıkıştırmaya uğraması. Büyükçe bir dosyayı karşı tarafa yollamak ihtiyacı hissettiğimizde e-posta attachment ekranında fazlasıyla beklemek, soluğu güvenliği şüpheli ve yarın orda olup olmayacağı belli olmayan dosya yükleme sitelerinde almak yine düşük upload hızının sonucu. Uzak erişim ile dosya yedekleme yapıyorsanız yine sürüneceksiniz.

Ancak bunun gibi kişisel sıkıntılardan daha önemlisi, düşük upload hızları nedeniyle hizmet verici uygulamaların yanına yaklaşamamamız. Örneğin, evden bir LAMP bazlı web sunucusu çalıştırıp tam teşekküllü kendi web sitenizi host etmek istemez misiniz? Veya email sunucusu? FTP sunucusu? Voice chat sunucusu? Oyun sunucusu? Amatör internet radyosu? Kendi medya paylaşım platformunuz? Facebook yerine kendi bilgilerinizi kendiniz host ettiğiniz bir Diaspora node’una ne derdiniz? Bu ihtiyaçların hemen hepsini karşılayan ücretsiz açık kaynak kodlu özgür yazılımlar mevcut. Ama bunlar için düzgün bir upload hızı gerekiyor. Düzgün upload olmadığı için, (bilgi yetersizliği ile birlikte) bu hizmetleri sunan merkezileşmiş ticari unsurlara mahkum oluyoruz. Web sitemiz için para vermek veya ücretsiz hizmetlerde servisi sunan şirketin kendi içeriğimiz üzerinde gösterdiği reklamlara göz yummak zorunda kalıyoruz. Email için kullandığımız servisler emaillerimizi sistematik olarak tarıyor, derliyor ve reklamverenlere biglilerimizi satıyor (Gmail vb). Fotoğraf, video ve ses üretimlerimizi host eden firmalar (Flickr, Youtube, Soundcloud vb.) yine bizim üretimlerimiz üzerinden reklam yoluyla kar ediyor, hatta üretimlerimiz üzerindeki mülkiyet haklarımızın bir kısmını kaşla göz arasında gasp ediyor (mesela “buraya yüklediğini istersem bir ticari projede kullanırım sana da telif hakkı ödemem” diyor). Online oyun oynamak için ücretli aboneliklere mahkum oluyoruz ve günü geliyor eski ama sevdiğimiz bir oyun artık karlı olmadığı için online sunucuları kapanıyor ve ortada kalıyoruz.

Özetle, upload olmayınca kullanıcı değil tüketici oluyoruz, içeriğimizi host edemediğimiz için de ürettiklerimize el alem el koyuyor. İnternetin özgürlükçü ve demokratik ruhuna ters, tam bir fiyasko. Öyleyse bakalım memleketimizdeki servis sağlayıcılardan en yüksek hangi upload hızlarını almak mümkün:

  1. TTNET : ADSL “8LİMİTSİZ” paket 1 mbit UL. HİPERNET 35 mbit ve üstü paketler 2 mbit UL. FİBERNET 50 mbit ve üstü paketler 2 mbit UL.
  2. TürksatKablo : 10 ve 15 mbit paketlerde 1 mbit UL.  20mbit paketlerde 2 mbit UL. 40 mbit ve üstü paketlerde 4 mbit UL.
  3. Superonline : Fiber İnternet tüm paketlerde 1 mbit UL garanti ediyor ancak pratikte 5-10mbit’e kadar çıktığını gözlemliyoruz!
  4. Metronet : BPL 10 mbit paketinde 10 mbit UL. Metronet (fiber) 50 mbit paketinde 50 mbit UL. Metronet’in tüm bağlantıları simetrik yani DL ve UL hızları eşit!

Bu serideki önceki yazımda belirttiğim gibi, eğer sadece TTNET’ten DSL alma şansı olan büyük çoğunluğun içindeyseniz geçmiş olsun çünkü 120 TL’lik en pahalı paketi bile alsanız 1 mbit’e mahkumsunuz. Bundan 4-5 sene önce TTNET’ten kotasız limitsiz 4/1 mbit ADSL 60 TL’ye alınabiliyordu. Arada geçen zamanda download hızları arttı, yeni bağlantı çeşitleri çıktı ama upload yerinde saydığı gibi fiyat ikiye katlandı! HİPERNET veya FİBERNET alma şansınız varsa sırasıyla 80 TL veya 100 TL’ye kıyıp yine oldukça yetersiz olan 2 mbite çıkabilirsiniz. Yıllar geçtikçe UL:DL oranı git gide kötüleşiyor, eskiden 1:4 standartken 1:8’den 1:50’ye kadar giden abuk subuk oranlar görüyoruz. TTNET, upload hızlarını sitesinde “Sıkça sorulan sorular” kısmına gizlemiş, ve HİPERNET için bunu yapmaya dahi tenezzül etmemiş (acaba kafalarda hala FİBERNET’ten ayrılmadığı için olabilir mi?). Değerleri telefonla öğrenebildim.

TürksatKablo’nun en cazip yanı olan gerçek kotasız limitsiz paketlerde ne yazık ki 2 mbit UL almak için 200 TL’lik servet ödemeniz lazım. 10 ve 15 mbit’lik sınırsız paketlerdeki 1 mbit UL için de yine 100 TL ve 150 TL gibi fahiş fiyatlar var. Eğer kotalı internet kullanmayı göze alırsanız yani “download ve upload hızım var ama süs niyetine duracak” diyorsanız 60 TL’den itibaren 4 mbit UL alabilirsiniz. Tekrar etmek istiyorum ki upload kapasiteniz fena olmasa da kota nedeniyle yapmaya çalıştığınız şeyler deneysel olmanın ötesine geçtiği anda imkansızlaşacaktır. TürksatKablo web sitesinde upload hızlarını hiçbir yerde belirtmiyor, bilgileri telefonla öğrendim.

Superonline Fiber İnternet’te durum biraz karışık. Superonline Fiber İnternet, piyasaya girdiği ilk zamanlarda hem limitsiz ve kotasız oluşu hem de 5, 10 mbit gibi yüksek upload hızlarını makul fiyatlara sunuşu ile açık ara en iyi seçenekti. Yıllar içinde önce adil kullanım kotaları geldi ve bir ara kotasız internet ayrı bir seçenek olarak eskisinin iki katı fiyatına satılmaya başlandı. Şimdi bunlar da kalkmış gözüküyor ve üstüne üstlük upload hızları bulabilen için “Abonelik Koşulları” sayfalarında 1 mbit olarak belirtilmeye başlanmış! Müthiş bir geriye gidiş. Onun yerine Superonline 1000 mbit gibi anlamsız göz boyamaya yönelik hızlar satmayı uygun görmüş (e-penis). Fakat işin ilginç yanı, pratikte deneyerek ve forumlarda görüyoruz ki upload hızları 1 mbit değil, gayet güzel değerler olan 5-10 mbit civarında değişiyor. Eğer göze alırsanız bir garantisi olmadan bu hızları kullanma ihtimalinizi düşünerek tercih edebilirsiniz. Ancak yarın hakikaten UL hızlarını 1 mbit’e çekerlerse hiçbir hak iddia edemezsiniz. Şans işi.

Metronet firması, sattığı tüm bağlantı çeşitleri ve paketlerde simetrik internet sunarak ve bunu ön sayfadan kullanıcıya belirterek takdiri hak ediyor. UL hızları konusunda gerçekten özlenen bir tablo sunuyor üstelik fiyatları da rakiplerine göre çok iyi ancak hizmet alabilen çok az sayıdaki kullanıcıya. Bu servis sağlayıcıda özellikle BPL hizmetinde bağlantı sürekliliği ve ping konusunda sorunlar yaşanabildiğini de forumlardan görebiliyoruz. Yine de hizmet alanı yayılırsa bir umuttur.

Özetle servis sağlayıcıların tercihleri nedeniyle upload konusunda Türkiye sınıfta kalıyor. Gerçek testlere dayanan Speedtest.net‘in Net Index‘i de aslında herşeyi özetliyor:

netindexul

Türkiye’nin ortalama UL hızı 2 mbit civarında. Kurumsal bağlantıların bu değeri şişirdiğini, ev kullanıcısı için bu değerin ortalama 1 mbit’e yakın olmasının kaçınılmaz olduğunu da belirteyim. Peki yok mu bu ülkede düzgün bir upload hızı almanın yolu derseniz, olmaz olur mu, var. Ancak, servis sağlayıcıların “kurumsal” bağlantı çeşitlerine son derece yüksek paralar verirseniz. Türkiye’de bu alanda mantık şu şekilde: “Upload ticari hizmetler içindir, ev kullanıcısının işine yaramaz, işyerlerine lazım, onlarda da para var “kurumsal” paketlerle söğüşleriz”. Suni şekilde anormal düşük tutulan upload hızları, ev kullanıcılarının satın aldıkları bağlantıyı komşularıyla paylaşmaları tehlikesine karşı da bir önlem olarak görülüyor. 50mbit’lik bir download hızı rahatlıkla 20-30 kullanıcıya yetebilecekken (bunlardan sadece birkaçı aynı anda ağır download’lar yapıyor varsayarsak) yanında gelen 2 mbit upload hızı böyle bir çözüm deneyen kullanıcıya eziyet çektirecektir. Böylece herkesin ayrı ayrı paketler satın alması garantileniyor.

Bu can sıkıcı durum, kader değil. Dünya’nın diğer yerlerinde UL:DL oranları bu kadar kötü değil. Birçok yerde özellikle fiber bağlantılarda çok yüksek hızlar ve simetri var. Durumun iyileşmesi için ilk etapta daha çok kişi upload’un kıymetinin farkına varmalı. İnternette “içerik tüketici” değil kullanıcı-üretici olmanın önemi anlaşılmalı. Daha hızlı upload hızları servis sağlayıcılardan talep edilmeli, neden sunulmadığına yönelik sorular yöneltilerek bu yönde bir talep olduğu hissettirilmeli. Superonline’ın eski güzel günlerinde abone olmuş ve sonraki gidişattan etkilenmemiş bir “eski abone” olarak dileğim sahalarda aşağıdaki resimdeki gibi görmek istediğimiz hareketlerin artmasıdır. Belki bu şekilde yarının esaslı bir internet projesi, dizi torrentlemeye ara verip upload hızı sayesinde yaratıcı birşeyler deneyen gençler tarafından buralarda üretilir.